SEARCH RESULT

Year

Subject Area

Broadcast Area

Language

2 results listed

2015 AFRİKA’DAKİ İLLEGAL BALIKÇILIĞIN BÖLGESEL GÜVENLİK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Günümüzde küresel düzeyde 820 milyon (FAO, 2018), sadece Afrika kıtasında 25,4 (Graaf ve Garibaldi, 2014) milyon insanın geçim kaynağı olan balıkçılık sektörü son yıllarda birçok tehlike ile karşı karşıya kalmıştır. İklim değişikliği, çevre kirliliği, balıkların bilinçsiz ve aşırı avlanmasından kaynaklı balık türleri ve sayılarında azalma gibi etkenlerin yanında “illegal balıkçılık” da sektörü baltalayan unsurların başında gelmektedir. Afrika kıtasındaki 54 ülkenin sadece 16’sının denize kıyısı bulunmamaktadır. Ancak bu 16 ülke de, denizle bağlantısı olmamasına karşın sınırlarında önemli su ve ekosistem kaynağı olan nehir ve göllere ev sahipliği yapmaktadır. Bu nedenle birçok Afrika ülkesinin balıkçılık faaliyetleri için elverişli olduğunu söylemek mümkündür. Güvenilir istatistiki verilerin eksikliğine rağmen bugün balıkçılık sektörü Afrika ekonomisine en az 24 milyar dolarlık bir katkıda bulunmaktadır. Bu da toplam kıta gayrisafi milli hasılasının %1,3’üne tekabül etmektedir. Bunun dışında 12 milyondan fazla Afrikalı kayıtlı olarak balıkçılık sektöründe istihdam edilmektedir (The World Bank, 2018). Bilhassa işleme safhasındaki departmanlarda %59’luk bir çoğunlukla kadınların çalışması da birçok Afrika ülkesinde kadının toplumsal yerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir gelişmedir. Bu net olmayan rakamlar dahi günümüzde kırılgan yapıya sahip Afrika devletleri için balıkçılık sektörünün öneminin kavranması için kafidir. “Çalışmanın konusu olan illegal balıkçılık, Afrika ülkelerindeki balıkçılık sektörünü ve bölgesel güvenliği birçok açıdan tehdit etmektedir. Bu bağlamda sadece Batı Afrika’da illegal balıkçılığın yıllık 2,3 milyar dolarlık kayba yol açtığı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, ekonomik darboğazda bulunan bu nedenle de birçok siyasi ve sosyoekonomik krizle yüzleşen Afrika ülkelerinin önemli 321 bir gelir kaynağından mahrum bırakıldığı görülmektedir (Dahir, 2017). Ayrıca balıkçılık sektöründe çalışan milyonlarca insan da işlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Milli gelirdeki azalmanın yanında illegal balıkçılık, düşük gelirli insanlar için önemli bir besin kaynağı olan balık tüketiminde de azalmaya yol açarak, var olan gıda krizini de tetiklemektedir. Sonuç olarak, balıkçılık sektöründeki illegal faaliyetlerin birçok açıdan Afrika devletleri için siyasi, ekonomik ve toplumsal problemlere neden olduğunu söylemek mümkündür. Çalışmanın içeriğinde detaylıca üzerinde durulacağı üzere, Afrika’da illegal balıkçılık ile bölgesel güvenlik arasında doğrudan bir bağ kurulabilmektedir. Birçok uluslararası örgüt tehlikenin farkına varmış ve son yıllarda Afrika’daki illegal faaliyetlerin önüne geçmek için, balıkçılık sektörünü geliştirecek projeler üzerinde çalışmaya başladıysa da henüz konuyla ilgili önemli bir gelişme kaydedilememiştir. Sorunun çözümü için küresel ve bölgesel aktörleri kapsayacak geniş bir yol haritasına ihtiyaç duyulmaktadır. Today, the fishing industry, which is the source of employment of 55 million at global level and 13 million people only in Africa, has faced many dangers in recent years. Today, the fishing industry, which is the source of employment of 55 million at global level and 13 million people only in Africa, has faced many dangers in recent years. Climate change, environmental pollution, declines in fish species and numbers due to unconscious and over-fishing of fish  as well as factors such as “Illegal fishing” is one of the leading elements in the sector. Only 16 of the 54 countries on the African continent have coastlines. However, these 16 countries are home to rivers and lakes, which are a major water and 322 ecosystem resource on their borders, although they are not connected to the sea. For this reason, it can be said that many African countries are suitable for fishing activities. Despite the lack of reliable statistical data, today, the fishing industry has a contribution of at least 24 billion dollars to the African economy. This is 1.3% of the gross national product of the total Continent. Apart from this, more than 12 million Africans are employed in the fishing industry as registered. Especially in the processing departments, the work of women with a majority of 59% is also an important development in terms of the empowerment of women’s societies in many African countries. Even those unclear numbers are catering for the appreciation of the fisheries sector for African states with fragile structures today. The work of the illegal fisheries, the fishing industry in African countries and regional security are threatening in many ways. Given the fact that illegal fisheries in Western Africa only lead to a loss of $ 2.3 billion per year in this context, it is seen that African countries facing many political and socioeconomic crises are deprived of a significant income source because of the economic downturn. In addition, millions of people who work in the fishing industry face the danger of losing their jobs. Along with the decline in national income, illegal fishing has also led to a decline in fish consumption, an important food source for low-income people, triggering the current food crisis. As a result, it can be said that the illegal activities in the fishery sector have caused political, economic and social problems for the African states in many respects. As we shall elaborate on the content of the work, there is a direct link between illegal fishing and regional security in Africa. Many international organizations have become aware of the danger and although they have begun to work on projects to develop the fisheries sector in recent years to prevent illegal activities in Africa, no significant progress has been made yet. To solve the problem, a broad roadmap is needed to cover global and regional actors.

InTraders International Conference on International Trade Conference Book
ICITCB2015

Dr. Öğr. Üyesi Asena BOZTAŞ Huriye YILDIRIM ÇINAR

255 206
Subject Area: Economics, Econometrics and Finance Broadcast Area: International Type: Article Language: English
2015 Türkiye-Nijerya Ticari İlişkileri: Geçmiş ve Gelecek Perspektifi - Turkey-Nigeria Trade Relations: Past and Future Perspectives

1960 yılında İngiltere’nin sömürgesi olmaktan kurtulan Nijerya ile Türkiye’nin ilişkileri, ülkenin bağımsızlığını elde edişinin ikinci yılında Lagos’ta (o dönemki başkent) Türk Büyükelçiliğinin açılmasıyla başlamıştır. Türkiye’nin o dönemdeki Batıcılık politikaları ve çok partili süreçte yaşadığı sorunlar nedeniyle Afrika ve dolayısıyla Nijerya ile ilişkiler askıya alınmıştır. Bundan sonraki süreçte iki ülke arasında daha çok uluslararası örgütler kanalıyla işbirlikleri gerçekleştirilmiştir. 2016 yılı Mart ayında iki ülke arasında, Türkiye Cumhurbaşkanının Nijerya ziyaretiyle ikili ticaret için Ekonomik ve Ticari İşbirliği Mutabakat Zaptı ve Sanayi Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı imzalanması, Türkiye-Nijerya İş Forumunun üst düzeyde harekete geçirilmesi gibi atılımlar gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte BOTAŞ ve Türk Müteahhitlik firmaları Nijerya’da etkin konuma gelerek Türkiye-Nijerya ticaretinin gelişiminde önemli birer mihenk taşı olmuşlardır. Çalışmada Afrika Kıtasında yer alan Nijerya’nın tercih edilmesinin temel nedeni yoksul olarak bilinen diğer Kıta ülkeleriyle kıyaslandığında “dış ticaret fazlası veren bir Afrika ülkesi” olmasıdır. Petrol ihracatı, bu fazlalığın ana faktörüdür ve ülke ihracatının %95’ini teşkil etmektedir. Bu bağlamda Türkiye-Nijerya ticari ilişkilerinin yakın gelecekte daha da gelişme kaydedeceği beklenmektedir. Özellikle Türk müteahhitlik hizmetlerinin etkin olduğu Nijerya’daki Türk firmalarının artışı ve Nijerya’dan ithal edilen LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) alımı ile her iki ülke de birbirine alternatif ticaret ortağı olmaktan öte stratejik işbirliği ortakları olabileceklerini göstermektedirler. Survivors being British colonial Nigeria in 1960 with Turkey relations, in the second year of the progress the country achieved independence in Lagos (the capital at that time) began with the opening of the Turkish Embassy. Because of the Westernism policies in Turkey in that period and problems in the multi-party process, relations with Africa and therefore with Nigeria have been suspended. In the following period, cooperation between the two countries has been realized with more international organizations. Between the two countries in March of 2016, breakthroughs realized such as Turkey’s President during his visit to Nigeria for bilateral trade and Economic Cooperation Memorandum of Understanding to be signed in the Memorandum of Understanding of Industry and Trade Cooperation Area, Turkey-Nigeria Business Forum to mobilize in a high level. Meanwhile, BOTAŞ and Turkish Contractors have come to an active position in Nigeria, development of Turkey-Nigeria trade have become an important milestone. In the study, the main reason for the preference of Nigeria, which is located in the African continent, is “an African country that gives foreign trade surplus” while compared to other continental countries known as the poor. Oil exports are the main factor in this surplus and the country accounts for 95% of exports. In this context, Turkey-Nigeria trade relations are expected to be made further progress near future. In particular, the increase in Turkish companies in Nigeria, where Turkish contracting services are effective, and the purchase of LNG (liquefied natural gas) imported from Nigeria, both countries can show strategic cooperation partners rather than being alternative trade partners.

InTraders International Conference on International Trade Conference Book
ICITCB2015

Dr. Öğr. Üyesi Asena BOZTAŞ

337 244
Subject Area: Economics, Econometrics and Finance Broadcast Area: International Type: Article Language: English